Zeytinin Alti

Tüm sene bu dakikalarin hayalini kurmustum. Hayalin icinde birebir olan, olmayan herseye sukurler olsun. Zeytinin altinda kulagimda muzigim, gorebildigimce yildizlar. Hayallere dalmanin en bence yolu. Insanin kalbi aciksa hayallere dalabiliyormus. Kalbini acabilmenin bin turlu yolu var ise ben nefesimle actim bu sene. Akla takilanlar, kaygilar, korkular, gecmise dair ne var ise yerini kucucuk hayaller ve tebessum almissa dogru yoldasin senemo derim yani. 

Ouzo, balik, Spetses

Önümüzdeki hafta 5 kisi Atina’dan baslayacak bir Yunan adalari ziyareti yapacagiz. Gitmeden önce tatil sarkilari belirlemeyi planliyorum. Tatil sarkisi dedigin aradan yillar gecsede sarkiyi duydugunda o gunleri animsatir ve gulumsersin. O nedenle onemlidir tatil sarkilari. 

6 gece 7 gunluk tatilimizin rotasi biraz karisik.

Atina – Aegina 2 gece – Idra  2 gece – Spetses 2 gece – Poros 2 gece – Atina

Tatil boyunca kisa kisa notlar alip donuste yazacagim buradan.

Kahve ve Kurabiye

IMG_20170326_174108_954Herkesin bir kahve kültürü oluşmuş, evlere makineler doluşmuşsa vaktidir dile getirmenin. Bir keyif, bir seans, bir etkinlik, bir ihtiyaç ama en çok da aranan tat oldu hayatımda kahve. Günde bir türk kahvesi ve bir latte rutinim var nicedir. Her gün  illa ki var bu. Sentetik kahve kullanımı bir çok kişide rafa kalktı bile. Onu da uzun yıllar tükettik aslında.

Patti Smith’in M Treni kitabında müdavimi olduğu cafedeki kahve rutinleri ve yazı, Blur için Coffee and Tv iken, Jim Jarmusch için Coffee and Cigarettes. Günün kahvesi, kahve ve kitap derken bu liste uzar gider. Benim içinse kahve ve kurabiye.

Kahveyle ortaya çıkan kahvehaneler ve kahvenin verdiği ilhamla gelen eserler derken kahve tam bir kültür konusu aslında. Hatır sahibi türk kahvesi her daim baş tacımız. Bir çoklarımızın tercihi Kurukahveci Mehmet effendi 1871’lere dayanan bir tarihe sahip. Türk kahvesi dediğimizde arkadaş sohbeti, kız isteme ritueli, yorgunluk kahvesi, kırk yıl hatırı ve fallara konu olma sebebiyle bir çok açıdan o kadar hayatımızdaki. İyi ki de hayatımızda.

Don’t Break The Chain

Seinfeld’deki Jerry’nin uyguladığı Zincirleri Kırma yöntemi üzerine düşündüm taşındım kendi zincirim için basit bir hedef belirledim. Her güne bloga yazı yazmak.Ve aslında biraz zorlaştırıp her gün yogaya gitmeyi ekleyebilirim ama bu aşamada bu beni biraz zorlayabilir.

Bu yöntemi  bir yerlerde okuduğumdan beri içimde dönen şarkı kır zincirlerini gel aşka kanalım seninle! .)

Son zamanlarda küçük bir yerlerde yaşama hayali üzerine planlar yaparak geçiyor günler.Neresi olur bilemiyorum ama şehir hayatı limitim doldu. Evde ve yakın çevrede vakit geçirmeye başlamışssak neden bu işkenceyi çekiyoruz sorusu sonucu buralara varıyor insan.

İstanbul iyiydi, güzeldi, minnoştu, tatlıydı, birçok anıydı, arkadaştı, eğlenceydi, öğrencilikti, ilkti, tee o zamanlar özgürlüktü, güvendi, aşktı. Doldu ve de taştı sanırım artık.Ama genede gideceğimiz yerde yakın bir havaalanı uzaklığı arıyor gözlerimiz.İstanbul’dan kopamama durumu baki.Nasıl işlediyse ruhlarımıza giderim ama ben bu şehirde turist olur, gelirim 2-3 gün doyar ve kaçar giderim.Üzgünüm İstanbul seninle artık ciddi düşünmüyorum, bu ilişki ne istediğini bilmiyormuş gibi görünen ama özde çok iyi bilen iğrenç manita ilişkisine dönüşebilir her an haberin olsun.

      Benim şimdi bir takvim bulup ve besin zincirimin ilk çarpısını atmam lazım galiba.

Senem

 

 

 

 

on the nature of daylight

Simdilerde bu sarki fondayken sahildeki insanlari,cocuklari yani kargasayi izlemek inanilmaz bir keyif veriyor. Tam anlamiyla sahilin cangil cungul sesleri yerine ozellikle kemanli bolumune varmak katiksiz bir huzur.Ileride bir gun kisa film veya film cekebilecek olursam soundtrackine acik ara ilk siradan girer.En olmadi sarkiya bir klip cekeyim ya olur mu olur 🙏
On the nature of light ~ Max Richter

image

Music is my boyfriend

Tatil demek keyif demek, keyif demek nese ve huzur demek.Keyfin melodisi olmadan tatile cikmaktan hoslanmiyorum cok fazla.Yeni bir sarki, yeni bir album eger vakit ayiramamissam benzinlikten alinan bir CD yillar gecsede dinlendiginde beni o sehirlere, sokaklara,kahkahalara goturebilmeli. Tipki koku gibi muzikte fiziken bulundugun yerden cooook uzaklara goturebiliyor insani.Aklima ilk gelen sarkilar ve ardindaki bendeki sehirleri :
*athlete ~ chances – budapeste
*Morrissey – earth is the loneliest planet ~Tayland
*Sezen aksu ~ unuttun mu beni? – Kemer
*Devotchka ~ How it ends – Barcelona
*Fatboy slim ~ praise you – balkes
*fastball ~ the way – Altinoluk
*coldplay ~ yellow -Altinoluk
*Modest mouse ~ float on – londra
*gotye ~ somebody that I used to know – Kas

Daha var bunlardan aklima geldikce ekleyecegim.

Mirkelam ~ Yollar

Yollarin yer yer karlarla kapli oldugu pek bir sempatik Istanbul sabahinda Mirkelam’la gune baslamak fevkalade diyebilirim. Bu sarki müzigi, sözleri, klibi, klipteki mirkelam danslari ile beni her acidan mutlu ediyor. Tekrar tekrar dinleyesim geliyor ve bir kac gun suruyor ne zaman aklima dusse. Mirkelam’i canli kanli izlemisligim var ama su ara bir tekrari mi gelse diyorum.

Yollar yollar
İçimden geçer
Yollar yollar
Terkettiğim
Yollar yollar
Asfalt kader.